İzlandaca içindeki tileinka ne anlama geliyor?

İzlandaca'deki tileinka kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte tileinka'ün İzlandaca'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.

İzlandaca içindeki tileinka kelimesi atfedilmiş, atfetmek, vermek, adamak, isnat etmek anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.

telaffuz dinle

tileinka kelimesinin anlamı

atfedilmiş

(ascribe)

atfetmek

(ascribe)

vermek

(ascribe)

adamak

(dedicate)

isnat etmek

(ascribe)

Daha fazla örneğe bakın

18 Farsælt fjölskyldulíf — Hjálpaðu börnum þínum að tileinka sér góð siðferðisgildi
18 Tanrı’ya Yaklaşın: Tanrı “Onun Lütuf Dileğini Duydu”
Farsælt fjölskyldulíf: Hjálpaðu börnum þínum að tileinka sér góð siðferðisgildi Varðturninn, 1.4.2011
Aile Mutluluğunun Sırları: Çocuklarınıza Ahlaksal Değerler Aşılayın Gözcü Kulesi, 1/2/2011
1, 2. (a) Hvaða eiginleika eru þjónar Jehóva hvattir til að tileinka sér?
1, 2. (a) Yehova’ya tapınanlar hangi niteliği geliştirmeli?
Ertu fús til að tileinka þér nýjar aðferðir?
Yeni bir yöntem önerildiğinde, denemeye istekli misiniz?
Èg tileinka hana
Ithafim söyle
Hvaða ásetningi lýsti Páll yfir sem vottar Jehóva nútímans tileinka sér?
Pavlus, Yehova’nın Şahitlerinin günlerimizde de gösterdikleri hangi kararlılığı dile getirdi?
(Postulasagan 17:28; Sálmur 36:10; Prédikarinn 3:11) Í samræmi við Orðskviðina 23:22 er rétt að ‚hlýða‘ Guði og langa til að skilja og tileinka sér afstöðu hans til lífsins frekar en önnur viðmið.
(Resullerin İşleri 17:28; Mezmur 36:9; Vaiz 3:11) Dolayısıyla Süleymanın Meselleri 23:22’ye uygun olarak Tanrı’yı itaatle “dinlemek” doğrudur. Bunun kapsamına, yaşamın değeri hakkındaki herhangi bir düşünce yerine O’nun görüşünü anlamayı ve buna göre yaşamayı arzu etmek de girer.
Við þurfum að tileinka okkur sama viðhorf og hinar trúföstu andaverur í Opinberunarbókinni 4:11: „Verður ert þú, Drottinn vor og Guð, að fá dýrðina og heiðurinn og máttinn, því að þú hefur skapað alla hluti, og fyrir þinn vilja urðu þeir til og voru skapaðir.“
Sahip olmamız gereken tutum Vahiy 4:11’de gösterilmektedir; bu ayette gökteki sadık ruhi varlıkların şöyle söyledikleri bildiriliyor: “Ya Rabbimiz ve Allahımız, izzeti ve hürmeti ve kudreti almağa lâyıksın, çünkü bütün şeyleri sen yarattın, ve senin iradenle mevcut idiler, ve yaratıldılar.”
Kannanir hafa líka leitt í ljós að margir unglingar tileinka sér með tímanum sömu siðferðisgildi og foreldrar þeirra, jafnvel þótt þau virðast hafa lagt þau til hliðar á unglingsárunum.
Araştırmalar gösteriyor ki, birçok genç ergenlik çağında ailesinin ahlaksal değerlerine kulak asmıyormuş gibi görünse de sonradan bu değerleri benimsiyor.
(b) Hvers vegna geta börn verið treg til að tileinka sér mál foreldranna?
(b) Bazı çocuklar neden anne babalarının dilini öğrenmek istemiyor?
4 Við byrjuðum á því að tileinka okkur nákvæma þekkingu á Jehóva Guði og tilgangi hans, og á Jesú Kristi og hlutverki hans í tilgangi Guðs. Síðan ákváðum við að þjóna Guði af öllu hjarta, huga, sálu og mætti.
4 Yehova Tanrı ve amaçları, İsa Mesih ve onun Tanrı’nın amacındaki rolüyle ilgili tam bilgi aldıktan sonra, tüm yüreğimiz, zihnimiz, benliğimiz ve gücümüzle Tanrı’ya hizmet etmek üzere kişisel bir karar verdik.
Hvernig hugsaði sálmaskáldið og hvers vegna ættum við að tileinka okkur sama hugarfar?
Mezmur yazarının hangi tutumunu örnek almalıyız?
Sú gjöf gerir okkur kleift að tileinka okkur góða eiginleika eins og kærleika, gæsku og hógværð.
Yehova’nın bize verdiği olağanüstü bir armağan, kutsal ruhtur.
Ertu fús til að færa fórnir til að tileinka þér hann eða læturðu önnur hugðarefni, svo sem hið daglega amstur, draga athygli þína frá honum?
Hakikat için özverilerde bulunmaya hazır mıyım? Yoksa başka şeylerin, örneğin günlük kaygıların dikkatimi dağıtmasına izin mi veriyorum?”
Hann þurfti að læra og tileinka sér rétta hlutleysisafstöðu gagnvart þessum heimi.
Bu dünyaya karşı gösterilmesi gereken uygun bir tarafsızlık tutumu öğrenilmeli ve uygulanmalıydı.
Það verður stórkostlegur tími þegar þeir sem reistir eru upp frá dauðum verða fræddir og tileinka sér lífsstíl ‚nýju jarðarinnar‘! — Opinberunarbókin 21:1.
Diriltilenler “yeni yer”deki yaşam tarzını benimsemek üzere eğitildiklerinde ne harika bir zaman olacak!—Vahiy 21:1.
Litli drengurinn í sögunni bjó yfir eiginleika sem margir fullorðnir mættu tileinka sér. Hann bjó yfir visku.
Bu hikâyedeki çocuğun yetişkinlerin de çok yarar göreceği bir niteliğe, yani hikmete sahip olduğunu görüyoruz.
Hann hvatti okkur til að læra, ígrunda og tileinka okkur kenningar hennar.
Bizden kitabı çalışmamızı, düşünmemizi ve öğretilerini uygulamamızı istedi.
Hvaða hugarfar ættum við að tileinka okkur?
Hangi zihinsel tutumu geliştirmeliyiz?
Spyrðu þig hvort þú þurfir að taka þig á til að tileinka þér betur óhlutdrægni Guðs.
Kendinize şunu sorun: ‘Tanrı’nın tarafsız bakış açısına sahip olmak yönünde daha çok ilerlemeye ihtiyacım var mı?’
Þangað til þessi spádómur rætist getum við stuðlað að bættri heilsu með því að tileinka okkur fimm atriði sem er fjallað um í þessu blaði.“
Bazı bilim insanları, hücrelerimizi incelediğinde bir Yaratıcının var olup olmadığını merak ediyor. Bu dergide hücrelerimizin karmaşık yapısıyla ilgili bazı önemli keşiflere değiniliyor.”
Ef nemandi sýnir einstaka hæfileika geturðu hins vegar hvatt hann til að kynna sér aðra námskafla og tileinka sér jafnframt efni þeirra.
Bununla birlikte, bazıları göze çarpan yetenekler gösteriyorsa, onları belirli konuları kendi kendilerine inceleyip uygulamaya teşvik edebilirsiniz.
Ég varð að læra að vera þolinmóð, vera iðin við að tileinka mér tungumálið og hlæja að sjálfri mér þegar mér urðu á mistök.“
Bu dili öğrenmek için gayret etmeliydim, ayrıca sabırlı olmayı ve bir hata yaptığımda kendime gülebilmeyi öğrenmeliydim.”
Hvaða viðhorf til annarra gætum við þurft að tileinka okkur?
İsa’nın bir takipçisi olarak eksiksiz duruma gelmek, başkalarıyla ilgili hangi bakış açısını kazanmayı içerebilir?
Þeir sem hlut áttu í þrælaversluninni voru engu að síður fljótir að tileinka sér viðhorf heimspekinga eins og Humes að svertingjar væru kynþáttur óæðri hvíta manninum, teldust satt að segja vart til manna.
Bununla birlikte, köle ticaretiyle uğraşanlar, Hume gibi filozofların, siyahların beyazlardan daha aşağı bir ırk, hatta ikinci derecede bir insan türü oldukları görüşünü çok çabuk benimsediler.

İzlandaca öğrenelim

Artık tileinka'ün İzlandaca içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını İzlandaca içinde arayabilirsiniz.

İzlandaca hakkında bilginiz var mı

İzlandaca bir Cermen dilidir ve İzlanda'nın resmi dilidir. Germen dil grubunun Kuzey Germen şubesine ait bir Hint-Avrupa dilidir. İzlandaca konuşanların çoğunluğu İzlanda'da yaşıyor, yaklaşık 320.000. Danimarka'da 8.000'den fazla yerli İzlandalı konuşmacı yaşıyor. Dil ayrıca Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 5.000 kişi ve Kanada'da 1.400'den fazla kişi tarafından konuşulmaktadır. İzlanda nüfusunun %97'si İzlandaca'yı ana dili olarak görse de, İzlanda dışındaki topluluklarda, özellikle Kanada'da konuşanların sayısı azalmaktadır.