Endonezya içindeki biarawati ne anlama geliyor?
Endonezya'deki biarawati kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte biarawati'ün Endonezya'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
Endonezya içindeki biarawati kelimesi rahibe anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
biarawati kelimesinin anlamı
rahibenoun Beberapa saat yang lalu aku menyaksikan biarawati menari di atas kendaraan yang bergerak. Birkaç dakika önce hareket halindeki aracın üzerinde oynayan bir rahibeye tanık oldum. |
Daha fazla örneğe bakın
Wanita ini adalah seorang biarawati dari sebuah ordo keagamaan yang memberikan bantuan kepada orang-orang sakit dan cacat, baik di rumah sakit maupun di rumah pribadi. Kadın bir rahibeydi; hastalara ve sakatlara, hastanelerde ve kendi evlerinde yardım eden dini bir gruba mensuptu. |
Kl aku pergi ke dapur & ada biarawati, aku ketakutan bgt, lbh takut daripada kl ada penjahat Mutfağa bile süklüm püklüm rahibe gibi giderdim...... elinde bıçaklı bir adamdan daha çok ürkütüyordu beni |
Ini seperti melihat bintang porno di sebuah kebiasaan biarawati. Rahibe kıyafeti giymiş, porno yıldızı gibisin. |
Biarawati seharusnya tidak begitu cantik, atau memiliki bibir yang menggoda untuk dicium Rahibelerin bu kadar güzel olmaması, öpülmeyi arzu eden dudaklara sahip olmaması gerekir. |
apa karena itu kau ingin jadi biarawati? Bu yüzden mi rahibe olmak istiyorsun? |
Ilithyia akan membawa biarawati-nya. Ilithyia rahibesiyle geliyor. |
kau tahu, itu bisa terjadi saat biarawati yang bangun bersamamu, batuk darah ketubuhmu. Beraber uyandığın rahibe üzerine kan öksürdüğünde de olabilir. |
15 Mengenai hal ini, dalam sebuah majalah gereja Italia Andare alle genti seorang biarawati Roma Katolik menulis sebagai berikut tentang Saksi-Saksi Yehuwa, ”Mereka patut kita kagumi karena cara mereka menolak tiap bentuk kekerasan dan tanpa sikap memberontak menghadapi banyak ujian atas mereka karena kepercayaan mereka . . . 15 Bu konuda Andare alle Genti isimli İtalyan Katolik dergisinde bir Roma Katolik rahibesi Yehova’nın Şahitleri hakkında şunları yazmıştır: “Her tür şiddete karşı oldukları ve kedilerine inançları yüzünden yapılan baskılara karşı isyan etmeden duruş aldıkları için, onlar takdirimize layıktırlar . . . . |
Sewaktu saya menyusuri jalan dengan pakaian biarawati saya, mereka pasti datang menyalami saya. Dışarda rahibe kıyafetimle yürürken bana selam vermek için özel olarak yanıma gelirlerdi. |
Kira-kira saat ini saya mulai bergabung dengan para biarawati dan juga orang-orang Komunis. Tam bu sırada, hem rahibeler, hem de komünistlerle arkadaşlık etmeye başladım. |
Karena aku biarawati. Çünkü ben rahibeyim |
Dapatkah kita mengatakan bahwa itu adalah para imam dan biarawati Katolik yang tak dapat disangkal memikul tanggung jawab tertentu atas genosida yang terjadi di Rwanda pada tahun 1994? Ruanda’da 1994’te yaşanan soykırımından kısmen sorumlu oldukları kabul edilen Katolik papaz ve rahibeleri için böyle söyleyebilir miyiz? |
Dia berpuasa dengan nama Tuhan untuk menolong biarawati yg menjadi korban. Tanrı hemşirelere yardım etsin diye oruç tutuyordu. |
Sebagai hadiah, saya memberikan buku Saudara Dapat Hidup Kekal Dalam Firdaus di Bumi kepada biarawati yang menjadi guru saya dengan pesan, ’Saya sangat berterima kasih bahwa Anda telah mengajar saya membaca dan menulis. Yehova’nın Şahitlerinin inancını yansıtan bir yayını şöyle bir de not iliştirerek öğretmenim olan rahibeye verdim: “Bana okuma-yazma öğrettiğiniz için çok müteşekkirim. |
Bagaimana dia merasakan tentang meninggalkan Lorenzo sendiri dengan sepenuh biarawati itu? Lorenzo'yu tüm o rahibelerin yanında nasıl yalnız bırakacak? |
Aku terlihat seperti biarawati jelek. Çirkin bir rahibeye benzedim. |
Ngomong-ngomong, kau akan senang untuk mengetahui bahwa aku sama tidak berguna bagi biarawati sama juga bagimu. Bu arada rahibeler için de, tıpkı senin nazarında olduğum gibi işe yaramaz olduğumu bilmek seni mesut edebilir. |
Semakin Sedikit Biarawati Rahibe Kıtlığı |
Sebagai contoh, pikirkan versi fundamentalis ”kesalehan militan” yang menurut mantan biarawati Karen Armstrong telah dilahirkan oleh ”setiap tradisi agama utama”. Örneğin dindarlığın köktendinci “militan” türlerini düşünün. Eski bir rahibe olan Karen Armstrong böyle bir dindarlığın “bütün büyük dinlerin geleneklerinden” türediğini söylüyor. |
Tahukah kau dia membunuh tujuh biarawati? Yedi rahibeyi öldürmüş, haberin var mıydı? |
Para biarawati yang tersisa sudah bersembunyi. Kalan tüm rahibeler yer altına inmiş. |
Dua tahun kemudian, pada bulan Agustus 1963, saya mengucapkan kaul dan menjadi biarawati dalam ordo Suster-Suster San Giuseppe di Aosta, Italia. İki yıl sonra Ağustos 1963’te Aosta’daki (İtalya) Aziz Giuseppe Sörleri’nin emri altında bir rahibe olmak üzere yemin ettim. |
Dan di suatu tempat di luar sana Adalah seorang wanita muda yang, saya pikir Tidak akan pernah menjadi seorang biarawati. Orada bir yerde genç bir hanım var ve sanırım asla bir rahibe olmayacak. |
Apa wajah biarawati! Nasıl bir surat bu? |
Biarawati yang hanya memberiku terlihat kotor. Şu rahibe bana çok pis bir bakış attı. |
Endonezya öğrenelim
Artık biarawati'ün Endonezya içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını Endonezya içinde arayabilirsiniz.
Endonezya sözcükleri güncellendi
Endonezya hakkında bilginiz var mı
Endonezyaca, Endonezya'nın resmi dilidir. Endonezya dili, 1945'te Endonezya'nın bağımsızlık ilanıyla resmen tanımlanmış standart bir Malay dilidir. Malayca ve Endonezyaca hâlâ oldukça benzerdir. Endonezya dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesidir. Endonezyalıların çoğunluğu, neredeyse %100'lük bir oranla akıcı Endonezyaca konuşur ve bu da onu dünyanın en yaygın konuşulan dillerinden biri haline getirir.